Komşudaki Cennet Thassos

Komşudaki Cennet Thassos

Why do all good things come to an end? (nelly’s all good things) Tam olarak böyle hissettirecek bir haftasonu geçirdim..Yay kadını modumu kamçılayan ve daha önce de keşfettiğim üzere bana huzuru gerçek anlamıyla hissettiren.. Etrafı keşfederken kendimi keşfettigim gerçeğiyle cok yakın oldugum anlarla dolu bir haftasonu..
En son birkaç ay önce Santorini’yi atv ile keşfederken bu kadar özgür hissetmiştim ve bana rüzgardan aslında nefret etmediğimi tam tersi rüzgara karşı çıkabilme tadını hissettirdiği için ne kadar çok sevdiğimi farkettirmişti.. Bu seferki rotamız Thassos adası ve keşfetme yöntemimiz üstü açık bir Jeep.. rüzgarı sonuna kadar hissetmemi saglayan, hava ne kadar sıcak olursa olsun klima ihtiyacı hissettirmeyen cinsinden..Gelelim kesfin detaylarına..
Gezi yazısı sayılabilecek, ismi geçen yerlerle ilgili insanlara ipucu verebilecek yazılarımı topladığım bu bloğuma ilk defa özel olarak yazıyorum ve bundan sonra hislerimden çok insanlara biraz daha yolculuklarında faydalı olabilecek bilgi vermenin daha güzel olacağını düşünmeye başladım..Yolculuklarınızın daha çok tadını çıkarıp daha az terslikle karşılaşmanız ve kendinizi şımartmaya daha çok zaman ayırabilmeniz için:)
İstanbul’da yaşayan ve iş hayatı arasına biraz heyecan katmak isteyen veee haftasonundan başka tatili olmayan herkese önerilir… Ama tabii ki her yer gibi burası da şahsi fikrim turlarla değil, kendi kendine keşfetmekle tadı çıkacak bir yer..
Arabayı yurdışına çıkarmaya üşenenler için ve yolda biraz da uyuyabilmek için otobüsler tercih edilebilir ve Alpar Turizm ya da Metro turizm ile Cuma gece gidiş ve Pazartesi sabah işte olmak üzere seyahat edilebilir.. Alpar turizmden çok memnun kaldığımızı söyleyemeyeceğim özellikle dönüşte kimsenin araca bizi alması gerektiğini söylememiş olması nedeniyle ve şansa otobüsü yakaladığımızı düşünürsek.. ki Selanik’ten kalkan bu otobüsün yolcusu olmadığı zaman Kavala’ya ugramadığı gerçeğini değil, sadece vaktinden 15 dakika önce hareket etmiş olmasını bile söyleyebilirim bu kanaatim için..Metro turizm? Derseniz onu da kendince başarılı sayabiliriz.
Thassos adası aslında Keramoti denen ufak bir yerleşim yerinin tam karşısında ve buradan oldukça sık arabalı feribot mevcut .. Ancak otobüs şirketleri Keramoti yoluna giremedikleri için direk Kavala’ya gidiyorlar ve buradan da yine arabalı feribotlarla Thassos adasına ulaşılabilir.. Burada önemli olan her hafta değişen iki saat planının uygulanıyor olması.. Bunun için bu linki iyice incelemenizi tavsiye ederim.. Gideceğiniz tarihlerde tam olarak hangi saatlerde nereden vapur olduğunu görmeniz içn..http://www.thassos-ferries.gr/turkey.html ama diyelim bizim gibi hata yaptınız, çareler tükenmiyor.. Otobüsten indiğiniz yere ve tourist information’a çok yakın bir noktadan yakın yerleşim yerlerine yeşil otobüsler kalkıyor… Sabahın 7.30’unda örneğin Keramoti’ye giden birini bulup 8.30 gibi varıp, saat 9.00’daki (yine bu hafta için geçerli) feribota yetişebilirsiniz .. ve bu size Kavala’dan Skala Prino adlı ulaşacağınız liman yerine de ana liman olan Thassos Town’daki limana ulaşmanızı sağlayacaktır..
Alpar turizm 9’da yola çıkıyor ve sabah 4.30 da Kavala’da oluyorsunuz.. don’t worry çünkü limanda gayet düzgün bir bekleme salonu ve şirin bir cafe mevcut.. Üstelik Kavala’da bu saatte dışarıda eğlenen oldukça fazla insan bulmak da mümkün.. Sanırım kordonuyla Çanakkale’ye benzettiğim bu şehrin memleketimden bir farkı da buydu..
Kavala’dan yaklaşık bir buçuk saat, Keramoti’den ise 40 dakika gibi süren deniz yolculuğu sonrası adaya varabilirsiniz.. Ve feribotta fazlasıyla Türk ile de karşılaşabilirsiniz.. Hatta birbirine fazlasıyla benzeyen bu iki ırktan insanların konuşmadıkları hallerinden hangi millete dahil olduklarını tahmin etmek üzere oynanan oyunla baya zaman da geçirebilirsiniz..:)
Thassos oldukça büyük bir ada ve araba olmadan keşfetmeye kalkarsanız sabah gidiş ve akşam dönüş seklinde düzenlenmiş otobuslerle birkaç sahili kesfedebilmek için birkaç güne ihtiyacınız olacaktır.. Üstelik en güzel sahillere otobüslerin gitmediği gibi bir gerçek de var.. Ama bizim gibi haftasonundan maksimum yerin tadını çıkararak faydalanmak istiyorsanız ve yol arkadaşımın deyimiyle “beach crawl” yapacaksanızJ kesinlikle bir arabaya ihtiyacınız olacak.. ve kendi arabanızı getirmediyseniz de adadaki milyonlarca car rental’dan birine danışabilirsiniz.. Limanda hemen karşınızda diğer limanda da ofisi bulunan potos car rental cıkacak.. İçeride ise hertz gibi international olanları bulabilirsiniz.. Ama sahsi fikrim Potos’taki Susan iyidirJ ve bu ofislerin hiçbiri normal araclarla belirli sahillerin yolları kötü olduğu için girmenizi istemedikleri ve yaptıkları sigorta arabanın altını da kapsamadığı için Jeep kiralamanız daha dogru olacaktır ve tabii ki daha eğlenceli..En ufak araçların günlük kiraları 30-40 Eur arası değişirken Jeeplerin de 55-60 civarı..Kalacak yer ise şahsen genelde cok değer vermediğim cok az zaman geçirdiğim yerler oluyor .. Kipos Hotel internetten bulduğum, lokasyon olarak şehrin merkezinde olmak isteyenler için 10 üzerinden 10 verebileceğim şirin apart dairelerden oluşan bir yer.. (üstelik odalarda Paşabahce bardaklar mevcut;)
Limandan inince sahilden sola doğru ilerleyin ve vertigo isimli mekanı geçtikten az sonra sağa dönün Biraz ilerledikten sonra ortada enteresan bir ağac göreceksiniz, kafanızı sağa çevirince just there kipos apartments ..
Adanın her köşesi her koyu mavi ve yeşilin birbirinden farklı tonuna sahip suyla çevrili ve arabayla ilerlerken gerçekten nerede denize girmeniz gerektiğini şaşırıyorsunuz.. Ama tabii ki kısıtlı zamanda çoktan milyonlarca insanın gönlüne taht kurmuş kumsalları bulmaya odaklanıyor insan..
Marble beach
Marble Beach

Biz de öncelikle marble beach yerel adıyla saliara beach ile basladık.. Vakit öğleni biraz geçmişti vardığmızda ve çoktan 100 metre gerisine kadar arabalarla dolmuştu bile.. Yolu gerçekten inişli çıkışlı zıplamalı toprak bir yol.. ancak yeterince geniş .. Etrafta tabela olmaması “tamam yol kötü dediler de gercekten burası mı, boşuna gitmeyelim bir de?” dedirtiyor insana..10-15 dakikada sahile varmak mümkün toprak yola girdikten sonra.. Bu koy güzelliğini mermerden alıyor.. Bembeyaz küçük taşlardan oluşan doğal bir sahil ve tropikal adalardaki gibi beyazdan turkuaza giden renk geçişleriyle büyüleneceğiniz bir sahil… Çok küçük ve kalalabalık olması ve barında yiyecek sandviç dışında bir şey bulunmaması dışında her sey mükemmel.. en iyisi sabah erkenden gitmek.. Tıpkı bizim ertesi gün yaptıgımız gibi:)  Sadece denizi değil barının dekoru da insanı büyülüyor ..

Beach crawl’un diğer ayağı bizim için goldenbeach idi ancak burası da tersine o kadar büyük bir sahildi ki ve biraz da rüzgarlı olması sebebiyle burada denize girmek yerine frappe içmeyi tercih ettik ve asıl benim Thassos merakımı uyandıran birkaç sene önce gazetede gördüğüm Gioala’ya dogru yolumuza devam ettik.. Burası denizin kendiliğinden kayaların ortasında yarattıgı dogal bir havuz ve hemen yanında ufacık bir kaya parçasıyla ayrılması nedeniyle yeşil ve mavinin birarada olduğu güzel bir görüntü yaratıyor.. Arabayla yine ufacık bir tabeladan tali yola giriyorsunuz ve oldukça ilerledikten sonra park edip insanları takip ediyorsunuzJ ve asagı dogru kayalıklar arasında okları takip ederek denize doğru ilerliyorsunuz.. Çeşitli yüksekliklerden atlayabileceğiniz doğal bir havuz karşınıza çıkıyor.. Bizim varışımız akşam 6 gibi olduğu için renk farkı resimlerdeki kadar büyüleyici olmasa da yine de burayı görmeden gitmek de olmazdı..

Aliki plajı Thassos
Aliki Beach

Yolda yanından geçerken yeşilinin güzelliğine vurulduğumuz diğer sahil ise Aliki ..Sahil boyunca sezlongların sahibi olan cesitli restaurantlar bulunuyor ve diğer adalarla kıyaslayınca oldukca uygun fiyatlara burada çok güzel yemek yiyebilir ve aksam güneş batmadan tertemiz bir denizde yüzmenin tadını çıkarabilirsiniz. Vakti olanlar buraya otobüsle de gelip bütün gün sahilin tadını çıkarabilir.

Aliki’den biraz daha yukarıda kalan paradise beach için ise arabayı biraz daha yukarıda bırakmak ve yürüyerek sahile inmek gerekiyormuş.. yine çok güzel olduğunu duyduğumuz bu sahili bir sonraki ziyaretimize bıraktığımız için daha fazla detay veremiyorum.. Biz geceyi thassos town merkezdeki restaurantlarda ouzo, retsina ve çeşitli mezelerle geçirmeyi tecih ettik ancak siz adanın dogusundaki Chrisi Ammoudia’daki şirin restaurantları da tercih edebilirsiniz..Ya da bu gezimde keşfetmeye fırsat bulamadığım limanerias kısmında..

Biz ertesi gün favori seçtiğimiz marble beach’te daha doyasıya zaman geçirmeyi ve öğleden sonra nitekim erken bir saatte Kavala’ya geçerken biraz da oranın tadını çıkarmayı tercih ettik ancak tabii ki feribot saatleri elverdiği sürece tüm günü sahilde geçirebilir ve yine gece yarısı Kavala otobüslerine yetişecek bir plan yapabilirsiniz. (keramoti – kavala otobuslerinin kaça kadar devam ettiğini bilemesem dee..)
Ada içindeki tüm otobüs saatlerine ait çizelgeyi Thassos Town’daki limanda indiğinizde tam karşınızda bus station yazan yerden temin edebilirsiniz.

Kavala’da  akşam yemeği için tam sahilde Apiko’yu ve sahanda midyesini tavsiye edebilirim..Menüleri 4 dilden oluştuğu ve biri de Türkçe olduğu için başka Türklerle de karşılaşmanız yüksek ihtimal..ah bu kordon olur da mısır ya da lokma tatlısı olmaz mı derseniz onlar da mevcut tabii:)

Bir sonraki ada ve yepyeni keşfetme araçlarına kadar hayatın kendisinin de bu seyahatler kadar keyifli olması dileğiyle..
Çok önemli not: bu yazıyı yazdığım süre boyunca kaşınmakla meşguldumm.. Aynısını yaşamak istemezseniz kesinlikle sinek ilacı alın yanınıza.. Özellikle gümrük bölgelerinde sivrisineklerin istilasına uğruyor insan:S

Ek: Bir sonraki Thassos seyahatimde Paradise Beach’i de keşfetme fırsatım oldu ki, kendisi de başarılı sahillerden biri olduğunu kanıtladı. Organize sahil, restaurant opsiyonu ve kristal ama sığ sular için ziyaret ediniz. 🙂

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Booking.com