Çin – China- 中国

Çin – China- 中国

18 gün seyahat etmek için hiç de kısa sayılmaz; ama hayatın her anında dünyanın her yerinde olduğu gibi eğer yanınızdaki   insanlarla eğleniyorsanız, mekan ya da zamanın çok da bir anlamı yoktur. Benim için 18 günün çok kısa gibi geçmesinin nedenlerinden biri bu sanırım. Hepsi birbirinden iyi ve eğlenceli yeni arkadaşlar edinmiş olmak, yepyeni bir yeri yeni insanlarla keşfetmek.. Bir yay için muhteseN bir tatil..18 günü kısa kılan nedenlerden bir diğeri de seyahat edilen yerin Çin olması tabii ki. Keşfedilen, gezilen her yeni yer çok heyecanlandırıcı olabilir tabii ki, ama Çin’in özel olmasının nedeni şimdiye dek gezilmiş olan batı ülkeleri ve insanlarından farklı olması.

Aslında bu Şangay için çok da geçerli değil. Şangay’ın sadece insanlarının batıdakilerden çok farklı olduğunu söylemek daha doğru olabilir; çünkü şehir olarak batıdakilerden çok da farkı yok, gökdelenlerle dolu bir şehir İstanbul’un dönüşmesinden korktuğum.. Bir o kadar da fakir mahalleleri bulunan… Etiler- Armutlu tadında, bir yanında tek odalı yerlerde yaşayan sokaklara dökülmüş insanlar, ardından da yükselen gökdelenler..Aslında gökdelenler o kadar da sıkıcı değil denebilir, özellikle sonlara doğru ziyaret ettiğimiz tv tower çok heyecanlıydı. 2.katın balkonunda zeminin şeffaf olması insanı yeterince heyecanlandırabiliyor, özellikle benim gibi yükseklik korkusu olan birini. Bir de her yerde karşılaşılan kalabalık Çinli turistlerin aynı zeminde zıplıyor olduklarını vs. görünce unutulmaz olabiliyor.. İnsana aynı anda zıplayan Çinlilerin dünya çapında deprem yaratabilme potansiyeli gibi şakaları da düşününce:) Şangay’ın en çok sevdiğim yanı sanıyorum Yuyuan Garden idi. Tam olarak yeşillik kısmını gezmemiş olsak da, eski tarzdaki binaların altlarında yer alan dükkanlardan oluşan çarşısı muhteseN görünüyordu. Pazarlık oranının yüksek olduğu:) bir yerdi tabii ki yine. Her şeyi en fazla 1/5 fiyatına almak mümkün. 1/6 ya da düşebilir kasılırsa..Aslında hepimizin beklediği Çin görünümü buydu ama yerine gökdelenlerle ve süper düzgün ve gelişmiş yollarla kaplı Avrupai bir şehir buldukŞangay’ın hep beraber sevdiğimiz bir diğer güzel yönü ise tartışmasız gece hayatının ucuz olmasıydı:) ve bir de çok uluslu olması:) tl ye çevirince 2 tl ye alınan içkiler falan:)

Çin’de hayat bir yabancı için gerçekten ucuz. Taksi falan da tabii.. Okulun karşısındaki Lawsan market, manikürcü, masajcı! ve muhteseN içecek Coco. Tabii Pekin’e geçince oranın daha da ucuz olduğunu farkettik ve Pekin’in daha güzel, daha Çin tarzı bir şehir olduğunu. 10 yuan e bisiklet kiralayarak fethettiğimiz, istediğimiz yerde biletleri kilitleyip gezdiğimiz, Şangay Üniversitesi kartlarıyla her yere indirimli girdiğimiz, koyun eti olduğuna inandığımız ztn yeterince ucuz olan eti Şangay’dakinin yarı fiyatına, 1 yuan, yediğimiz, diğer şehirlerdeki gibi yabancı olduğumuz için ilgi gördüğümüz, yerlilerle bol bol resim çekildiğimiz…

Şu saniye bunları yazarken yine mutlu oldum resmen; halbuki yapayalnız geçen bir günün ve dönüyor olmanın verdiği bir hüzün vardı üzerimde. Çin Seddi de tahmin ettiğimden daha eğlenceli bir deneyim oldu, çıkarken teleferik kullanıp, inerken kayarak eğlenmek (önümüzdeki sıkıcı çift olmasa daha eğlenceli olacaktı ama!) Şu an burada Çinli bir kadın bağırarak konuşuyor. Evet Çin’in en kötü yanlarından biri insanlarının süper rahat olması ve kavga eder gibi konuşmaları.(bunu Ania da söylemişti) Tabii buna benim Pekin aksanını anlamamam da eklenince iyice çekilmez oluyor. Gelelim Çin’de en çok şaşırdığım şeylere (evet, çoğunluğu insanlarla ilgili:)

– Bebeklerin bezsiz gezdirilmesi, çocukların çoğuna hem önde hem arkada havalandırmaları! olan şortlar giydiriliyor olması,

– İnsanların çocuklarına çok rahat bir şekilde tuvaletlerini yaptırıyor olmaları, Suzhou’da bir teyzenin parkta herkese açık bir alanda yeşillikler üzerine eğilip tuvaletini yapıyor olması,

– Kadınların da dahil olduğu bu insan topluluğunun balgam, tükürük ve hoş olmayan sesler çıkarıyor olması,

– Restaurantlarda ayakkabılarını çıkarıp sandalye üzerlerine uzatmak suretiyle oturabiliyor olmaları

– Mc Donalds’ta anneanne dönemindeki teyzelerin evden getirdikleri çaylarını yudumlayarak,

ayaklar uzatılmış şekilde oturarak örgü örmeleri ve orayı mesken edinmeleri, torunlarının da da haliyle Mc Donaldsgençliği olarak obez olması. (Ki şişman sayısı Çin’de çok çok az)

– Tiananmen Square’in geceleri insan girişine kapalı olması ve dünyanın en büyük meydanının gündüz milyonlarca insan tarafından ziyaret edilmesinin ardından akşamları nasıl insandan arındırıldığı sorunsalı :S

– Vee tabii ki Şangay-Pekin treninin içler acısı hali..Koltukların bile süper rahatsız olduğu, 15 saatlik yolculuk yapılması gereken trenin 20-30 cmlik koridorunda zilyon tane insanın oturarak ya da ayakta seyahat etmesi, bunların arasında bebekli annelerin olması, kimisinin iğrenç kokan tuvaletlerin önünde oturuyor olması vs. Ve o bebekli annenin bizden daha çok uyumuş olduğu gerçeği..

– Kızların süper mini giymelerine rağmen tek bir erkeğin laf atmayı geçtim, bakmaması gibi bir durum var ki, süper..

– Üniversitede yabancı öğrencilerin ayrı binası olması, tek kişilik odalarda yaşamaları, bunun yanında Çinlilerin kalabalık odalarda kalmaları ve kışın bile sıcak su olmadan yaşamaları. Gerçi doğru dürüst duş almayan bir millet için çok da sorun değil bu ama, yabancılar için özellikle yazın onlarla aynı ortamda olmak biraz sorun olabiliyor..

– Erkeklerin sürekli sokaklarda t-shirtlerini göbek seviyesinde kıvırıp, göbekleri açık gezmeleri,- Bir de Çin Seddi’nin topuklu ayakkabıyla gezmeye çalışan Çinli bir bayan vardı, unutmamak gerekir..

Boy kompleksi bu olsa gerek 😛 Bunun yanında Çin Seddinde Kanada’dan insanlar görmek, bir de yaşlı turist sayısının baya yüksek olduğunu görmek de şaşırtıcıydı.

– Koreli erkeklerin bilekte kocaman çantalar taşıyor olmaları..

– Bir Çinli’nin de beni Rus sanması..- İlk defa Costa Rica lı birisiyle tanışmış olmam (Çin Seddinde)

– Pekin’in en geniş caddesinden en küçük sokağına kadar her yerde bisiklet için ayrılmış yol olması ve hepsinin muhteseN düzgün olması,

– Son olarak o kadar çok şaşırdığım şeylerden biri de onca çeşit yemek yemiş olmama rağmen buna okulun yemekhanesi de dahil) midemin bozulmamış olması :)))))

Kısacası, Çin değişik ve beklediğimden çok daha güzel bir deneyim oldu, umarım bu yazıyı okuyanlar için de eğlenceli ve yararlı olmuştur 🙂

              

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Booking.com